Sağlıklı Kalmak İçin İş- Sosyal Hayat Dengesine Yönelik 5 İpucu

20.05.2021

Sağlıklı Kalmak İçin İş- Sosyal Hayat Dengesine Yönelik 5 İpucu

Hiç işinizin tüm hayatınızı ele geçirdiğini hissettiniz mi? Öğle yemeklerini atlamak ve mesai saatlerinin dışında da çalışmak pek çok kişinin iş yükünün üzerine üstlenmesi gerekenler arasında. 

Pek çok kişinin evden çalışmaya alışması gereken bu zor zamanlarda sağlıklı bir iş-sosyal hayat dengesini sürdürmeyi sağlamak için sağlıklı kurallar belirlemek çok önemlidir.   Bu kadar çok insan işinden olurken, pek çok kişi aynısının başına gelmesinden korkuyor.  Sonuç olarak da pek çoğu iş güvenliğini sağlama almak için yapabileceğinden ötesini üstleniyor. 

Şunlardan herhangi birini yapıyor musunuz?

  • Ara vermeden, masadan kalkmadan uzun süreler boyunca çalışıyorsunuz
  • Hafta sonlarında e-postalarınızı kontrol ediyorsunuz 
  • Mesai saatlerinizin dışında çalışıyorsunuz
  • Hafta sonları çalışıyorsunuz
  • Yemeğinizi çalışma masanızda yiyorsunuz
  • Aileniz veya arkadaşlarınızlayken işinizle ilgileniyorsunuz
  • İşle ilgili kaygılarınız nedeniyle uyku kaliteniz düşük

Eğer bunlardan herhangi birine evet cevabını veriyorsanız iş-sosyal hayat dengenizin bozuk olduğu aşikâr.  Stresli hissediyor ve ev ofisinizde kendinize ve ailenize harcadığınız zamandan daha fazla zaman harcıyorsanız, huzurunuzu iyileştirmek için şu beş ipucuna bir göz atın. 

 

 

1. Beklentileri idare etmek ve sınırlar koymak

Kendinize sınırlar koyun ve bunları iş arkadaşlarınızın da bilmesini sağlayın.  Hiç kimse ne zamanlar çalıştığınızı ve sizinle ne zaman temasa geçmeleri gerektiğinin belirttiğiniz için size kızmayacaktır.  İşverenleriniz, 7/24 erişilebilir olmanızı beklememeli.  Muhtemelen patronlarınız personeline nasıl doğru bir şekilde davranılacağını biliyordur ve stres altında olduğunuzu öğrendiklerinde üzülecek, sizin için daha iyi olan iş-sosyal hayat dengesini kurmanıza yardım edecektir. 

Pek çok insanın iş yerinde karşılaştığı sorun “evet” diyen kişi olmaları.  Bu bir yandan bağlılık ve özveri gösteriyor olsa da sizi aşırı yoğun bir baskı altına sokabilir.  Hayır diyebilirsiniz. Teslim tarihlerini müzakere edebilirsiniz. Çözümler sunabilirsiniz. İşverenler, işinden keyif alan ve çok fazlasını üstlenmektense gereken zamanlarda hayır diyen, mutlu ve sağlıklı ekipler ister.

2. Saatlerden ziyade üretkenliğe odaklanın 

Nöbet tutmanız gereken bir işiniz yoksa muhtemelen belirli başlangıç ve bitiş saatleriniz vardır.  Bu her gün aynı olabilir ya da vardiyalı çalışıyorsunuzdur.  Nasıl olursa olsun tam olarak ne kadar süre çalışmanız gerektiğini ve ne zaman ara vermeniz gerektiğini biliyorsunuz. 

Her şeyi başarabilmek için mesai saatlerinizin ötesine geçip, kendinize işe boğmak çekici olabilir.  Ancak er ya da geç bunun sonu tükenmişlik sendromudur. Bu noktada işten biraz uzaklaşıp, kendinize vakit ayırmanız gerekir.  Sadece saatlere odaklanmaktansa, üretkenliğe odaklanmaya ne dersiniz? Elbette bir ara verip, bir şeyler atıştırma ile sonlanan iki saatlik odaklanma, beyninizin dumanlanmasıyla geçen tüm bir gün boyunca çalışma masanızda ıstırap çekmenizden daha iyidir. Masa başında saat geçirmek için verdiğiniz savaştansa işlerinizi zamanında bitirip, gün sonunda masanızdan uzaklaştığınızda kendinizi daha tatmin olmuş hissedeceksiniz. Harcanılan zaman işin kalitesini göstermez.

 

 

3. Egzersiz ve çeşitlendirilmiş bir diyet öncelikli

Her ne kadar yemek yakıttır cümlesi klişe gibi gelse de hem iş hem de özel hayatınızın yemekten faydalanacağı kesin. Doğru beslenmeyi sağlamanız, mesaiyi bitirdiğinizde hâlâ sevdiğiniz şeyleri yapmaya enerjiniz kalması anlamına geliyor.  Mikro besinlerle ilgili teknik detaylara girmeyeceğiz ama günde üç öğün yemek ve işe arası atıştırmalar tüketmek sizi uyanık ve enerjik tutar (ki bu işinizde etkin olmanıza da yardımcı olur). Bedeninizi canlandırmak için diyetinize ekleyeceğiniz muhteşem besinler arasında şunlar da vardır:

  • Yulaf lapası
  • Kuruyemiş
  • Tam tahıl ve baklagiller
  • Yağlı balıklar
  • Bitter çikolata
  • Taneli meyveler
  • Avokado
  • Yumurta

Egzersiz yapmak da diyet kadar önemlidir.  Yalnızca fiziğinizi korumakla kalmaz ayrıca stresi azaltıp, beyninizi boşaltmaya yardımcı olur.  Masa başı egzersizlerinizi de gününüzün bir parçası hâline getirerek, iş başından ayrılamayacağınız zamanlarda ara vermeyi mümkün kılabilirsiniz. İşten önce köpek gezdirme olsun veya öğle arasında hızlı bir HIIT rutini ya da gün sonunda bisikletle bir tur; aktif kalmak sağlığınızı iyileştireceği gibi kendinize zaman ayırmanızı sağlar. 

 

 

4. Tüm yıllık izinlerinizi kullanın

Emekli olduğunuzda geriye bakıp, aslında her yıl izinlerimi kullanmalıydım demek ister misiniz?   Yıllık izinleriniz çok hak ettiğiniz araları vermeniz için var ve bu yüzden de hepsini tüketmemenin takdir edilesi bir yanı yok.  Hatta kendinize haksızlık ediyorsunuz. O rezervasyonları yapın.  Uzun hafta sonları kullanın.  Yıl boyunca sizi mutlu kılacak her neyse onu yapın. 

Çoğu işveren kullanılmamış izinlerin bir sonraki yıla aktarılmasına izin vermiyor, bu nedenle mottomuz; varsa kullan.  Tüm yasal izin haklarınızı kullanmadıysanız, yeteri kadar ara vermiyorsunuz; kim her gün çalışmak ister ki? Bu yalnızca işinizden bıkmanıza değil, ayrıca en nihayetinde tükenmenize neden olur.  Yıllık izinler keyfini çıkarmanız için var. İster evde kalmalı tatil yapın ister dünyanın öteki ucuna gidin. 

 

 

5. Aile hayatı dengesine ulaşmak

Bir partneriniz, çocuklarınız veya evcil hayvanlarınız varsa, sahnede aile hayatı dengesi de olması gerekir.  İş, aile ve kendinize ayırdığınız zaman arasında bir denge kurmak önemlidir.  Sıklıkla ailemizi ve işimizi, kendi refahımızın önüne koyarız.  Bu da hayatın zevk aldığımız alanları üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabilir. Örneğin, kendinize bakmıyorsanız nasıl çocuklarınızla oynayıp, üretken bir şekilde çalışabilirsiniz? En iyi hâlinizde olmanız hem iş hem de aile dengesi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olacaktır. 

Çocuklarınız varsa ve uzaktan çalışıyorsanız ikisini bir arada yürütmek zor olacaktır; hele de daha küçüklerse ve okul ya da çocuk bakımı yoksa.  Bu durumda aile ya da çocuk bakıcısından faydalanmak bilgece olacaktır. Böylece sadece işinize odaklanmakla kalmayacak, sevdiğiniz şeyleri yapmaya da zaman ayırabileceksiniz.  Bu bir hobi ile uğraşmak, spor salonuna gitmek ya da daha iyi hâle getirmek istediğiniz bir odayı dekore etmek olabilir. 

Dengeyi tutturmak zor olabilir.  Ancak, yukarıdaki adımları deneyerek arkadaşlarınıza, ailenize ve en önemlisi kendi refahınıza daha fazla serbest zaman ayırdığınızı ve boşa vakit harcamadığınızı düşünebilirsiniz.  Zor zamanlarda bile iş ve sosyal hayat dengesi kurmak, fiziksel ve ruhsal sağlığınız için kilit öneme sahiptir.